Dualarda buluşmak dileğiyle...
Makaleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makaleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kuran'da Hz Musa'nın İffet Hususundaki Hassasiyeti

Kur’an-ı Kerim, yaşadığımız her olayda bize bir rehberdir. O olaylara iman ve ihlâsla nasıl bir ruh kazandırılacağını, güzel ahlâkla onlara nasıl bir elbise biçileceğini, biz, mucizevî bir nazma sahip olan Kur’an-ı Kerim’den öğrenmekteyiz.

Kur’an-ı Kerim, iffetin de yol ve yöntemini bize bildirmekte. Kasas Sûresi’nin 23. ayetinden 28. ayetine kadar hanımlara ve erkeklere iffetin 19 inceliğini öğreterek birbirlerine karşı nasıl iffetli davranacaklarını tarif etmektedir.
Hz. Musa’nın iffetinden bahseden ve “Zinaya yaklaşmayın!” hükmünü açıklayan bu ayetlerin mealini verdikten sonra iffetin 19 inceliğini ayetlerin mucizevî nazmı arasında görmeye çalışalım.
Kur’an-ı Kerim’in Kasas Suresi’nin 23. ayeti ile başlayıp 28. ayetiyle biten bölüm mealen şöyledir:
(Musa) Medyen suyunun başına varınca, oranın halkından bir topluluğu, hayvanlarını sular­ken buldu. Onların gerisinde ise, hayvanlarını suya gitmekten alıkoyan iki hanım gördü. Onlara:
– Bu hâliniz ne­dir, diye sordu. Dediler ki:
– Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır (gelip hayvanları sulayacak hâli yoktur).
Musa onların hayvanlarını suladı, sonra bir gölgeye çekildi.
– Ey Rabb’im, dedi. Bana ihsan edeceğin her hayra muhtacım.
Derken, o iki hanımdan birisi istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi.
– Hayvanlarımızı sulamanın karşılığını vermek üzere babam seni çağırıyor, dedi.
Musa gelip başından geçenleri onların babalarına anlattı. Babaları da Musa’ya;
– Kork­ma, dedi. Artık o zalimler güruhundan kurtuldun. O hanımlardan biri şöyle dedi:
– Babacığım, onu ücretle (çoban) tut! Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir. Babaları (Musa’ya) dedi ki:
– Sekiz sene bana çalışman şartıyla şu kızlarımdan birini sana nikâh etmek isterim. On yıla tamamlarsan, o da senin bir lütfun olur. Ben sana güçlük çıkarmak istemem. Beni in­şaallah salih kimselerden bulacaksın. Musa:
– Bu seninle benim aramda bir anlaşmadır, dedi. İki müddetten herhangi birini tamamladıktan sonra, artık bir çekişme olmayacak ve daha fazlası benden istenmeyecektir. Söylediklerimizi Allah görüp gözeticidir. (Kasas Suresi, 23–28)
İffetin 1. inceliği: İffetli hanımlar erkeklerle iç içe olmamalı ve bir kenarda durmalı. Ayet-i kerime buna “Onların (erkeklerin) gerisinde” ifadesiyle işaret ediyor.
İffetin 2. inceliği: İffetli hanımlar erkeklerle iç içe bir araya getirecek sebeplerden uzak durmalı. Ayet-i kerime buna “Hayvanlarını suya gitmekten alıkoyan iki kadın” ifadesiyle işaret ediyor.
İffetin 3. inceliği: İffetli hanımların yabancı erkeklerle konuşma zorunluluğu varsa maksadı anlatacak kadar kısa konuşmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır (gelip hayvanları sulayacak hâli yoktur)” ifadesiyle işaret ediyor. Burada ne az ne de çok bir ifade var. Maksadı anlatan çok kısa bir cümle seçilmiş. Çünkü Musa (a.s.) onlar için yabancı bir erkek.
İffetin 4. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle karşılıklı sohbete sebep olacak tarzda konuşmamalı.Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız; babamız ise çok yaşlıdır” cümlesindeki fazla açıklamayla işaret ediyor. Çünkü bu ifade karşılıklı konuşmaya sebep olacak şu muhtemel soruların hepsini karşılıyor: “Niçin erkeklerin gerisinde duruyorsunuz? Hayvanlarınızı niçin sulamıyorsunuz? O halde ne zaman sulayacaksınız? Sizin bir erkeğiniz yok mu? O halde niçin o gelip sulamıyor?” gibi… Bu muhtemel sorular karşılıklı konuşmayı doğuracağı için burada en iffetli cevap seçilmiş, tekrar soru sormaya imkân bırakılmamıştır.
İffetin 5. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle sohbet kapısını açacak tarzda yuvarlak sözlerle değil kesin ifadelerle konuşmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki olumsuzluğu ifade eden kesin hükümle işaret ediyor. O kadınlar “Biz sonra sularız” gibi genel bir cümle kullanmıyor. Çünkü o zaman bu ifade bir sohbet kapısını açabilirdi.
İffetin 6. inceliği: Erkeklerin de yabancı hanımlarla konuşma zorunluluğu varsa onlar da sözlerini kısa tutmalı. Ayet-i kerime buna “Mâ hatbukuma” yani “Bu hâliniz nedir?” sorusuyla işaret ediyor. Çünkü Hz. Musa’nın (a.s) iffeti o kadınlardan daha fazla olduğu için onlara bir kelimelik soru soruyor.
İffetin 7. inceliği: İffetli erkekler, iffetli sözlerle maksadına ulaşınca hanımlarla konuşmayı bitirip susmayı tercih etmeli. Ayet-i kerime buna, “Musa onların hayvanlarını suladı” cümlesiyle işaret ediyor. “Hayvanlarınızı sulamamı ister misiniz?” diye sormadan kalkıp onları suluyor. Çünkü her soru bir cevabı doğuracağından Hz. Musa iffetinden dolayı bu kapıyı açmıyor.
İffetin 8. inceliği: Bir erkek bir hanıma iyilik yapmışsa iffetin gereği olarak o hanımdan gelecek teşekküre veya güzel sözlere meydan vermemeye çalışmalı. Ayet-i kerime buna “Sonra bir gölgeye çekildi” cümlesindeki “sonra” kelimesiyle işaret ediyor. Demek Hz. Musa (a.s.) sulamanın ardından herhangi bir konuşmaya mahal vermeden hemen oradan uzaklaşıyor.
İffetin 9. inceliği: Şartlar ne kadar zorlarsa zorlasın iffetli hanımlar erkeklerle iç içe bir arada bulunmamak için elden geldiğince gayret göstermeli. Buradaki ayet-i kerimelerden anlıyoruz ki o kadınlar: “Hayat şartları bizi zorluyor? Beraber gideceğimiz mahrem bir erkeğimiz de yok. Hem subaşında insan çok olduğu için halvet de olmaz. Ayrıca onları beklersek geç de kalırız. O halde erkeklerin arasında biz de hayvanlarımızı sulayabiliriz” demiyorlar. Bütün bu haklı sebeplere rağmen iffetlerinin gereği olarak erkeklerin gerisinde beklemeyi tercih ediyorlar.
İffetin 10. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle iç içe beraber olmamak için onların azlığına veya çokluğuna bakmamalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki kapsamlılıkla işaret ediyor. Çünkü o kadınlar “Çobanlar biraz azalsın da biz hayvanlarımızı öyle sularız” demiyorlar.
İffetin 11. inceliği: İffetli bir erkek iyilik yaptığı bir hanımla tekrar karşılaşırsa – 8. maddedeki sakıncaya düşmemesi için – samimi sohbete kapı açacak herhangi bir söz söylememeli. Bu ayetlerden anlıyoruz ki o kadınlardan birisi geri dönüp Hz. Musa’nın (a.s) yanına geldiğinde, Hz. Musa (a.s.) ona, “Buyurun! Nasıl yardımcı olabilirim? Seni bana birisi mi gönderdi? Benden bir şey mi istiyor?” gibi sohbet kapısını açacak herhangi bir şey sormuyor.
İffetin 12. inceliği: İffetli hanım da daha önce kendisinden iyilik gördüğü yabancı erkekle karşılaştığında samimi sohbete kapı açacak sözler sarf etmemeli.O hanım Hz. Musa’nın (a.s.) yanına vardığında “Siz iyi bir insansınız. İyiliğiniz için teşekkür ederiz. Sizi eve davet edip iyiliğinizin karşılığını ödemek istiyoruz” gibi kendisinin veya kız kardeşinin duygularını hissettiren bir cümle kullanmıyor. Hz. Musa’nın (a.s.) sorabileceği muhtemel soruların cevabını veren, kendi duygularını hiç dikkate vermeyen ve isteği kendisine değil babasına isnat eden kısa ve iffetli bir cümle söylüyor: “Hayvanlarımızı sulamanın karşılığını vermek üzere babam seni çağırıyor.”
İffetin 13. inceliği: İffetli hanımlar yolda yürürken “tam bir hayâ” veya tam bir mahcup eda içinde yürümeli. Ayet-i kerime buna “istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi” cümlesiyle işaret ediyor. O kadın, süslü püslü bir kıyafetle, çalımlı, sallana sallana, sağa sola bakarak, dikkatleri kendi üzerine çekerek ve gönül eğlendiren bir tavırla yürümüyor. Çünkü ayet-i kerimede “hayâ” kelimesi yerine “istihyâ” kelimesi geçiyor ki üç harflik bir fazlalıkla ondaki mahcupluğun ve utanma duygusunun ileri seviyede olduğunu ve yürüyüşüne bunu yansıttığını gösteriyor.
İffetin 14. inceliği: İffetli hanımlar yabancı erkeklerle konuşurken iffetli bir şekilde konuşmalı. “O iki hanımdan birisi istihya üzere (utana utana, mahcup) bir yürüyüşle geldi” ifadesinin tefsiri hakkında, İbn Kesir’de, Hz. Ömer’den sahih bir rivayet naklediliyor. Hz. Ömer şöyle diyor: “O kadınlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi. Elbisesiyle yüzünü örtmüştü. O, ileri geri konuşan yüzsüz bir hanım değildi.”
İffetin 15. inceliği: İffetli hanımlar evden dışarı çıkma hususunda iktisatlı davranmalı. Yani, işi güven içinde sonuçlandırabilecek kaç hanıma ihtiyaç varsa o kadar hanımla beraber çıkmalı. Ayet-i kerime buna “O iki kadından birisi… geldi” tabiriyle işaret ediyor. Çünkü babalarının talebini Hz. Musa’ya (a.s) haber vermek için bir hanımın çıkması yeterlidir. Koyunları sularken iki hanıma ihtiyaç duyulduğu için o görevi iki hanım beraberce yapmışlardı.
İffetin 16. inceliği: İffetli hanımlar, iffet konusunda prensip sahibi olmalı. Zaman zaman değil, her zaman iffetli davranmalı. Ayet-i kerime buna “Çobanlar çekilmeden biz hayvanlarımızı sulamayız” cümlesindeki “sulamayız” fiil kipiyle işaret ediyor, geçmişi de geleceği de içine alan bir prensibi nazara veriyor. Yani o hanımlar bu ifadeyle, “Bizim prensibimiz, âdetimiz böyle. Biz hiçbir zaman çobanlar çekilmeden hayvanlarımızı sulamayız” diyorlar.
İffetin 17 ve 18. inceliği: İffetli hanımlar belirli bir erkekten ve onun niteliklerinden bahsederken sözlerine iffeti yansıtmalı. Ayet-i kerime buna “Babacığım, onu ücretle (çoban) tut! Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir” cümlesiyle işaret ediyor. Çünkü o hanım babasına teklifini yaparken birinci olarak Hz. Musa’nın adını anmadan yapıyor, ikinci olarak onun özelliklerinden bahsederken genel ifade kullanıyor. Kendisine sorulmadan “Musa güçlü ve güvenilir bir kimsedir. Bizim için böyle böyle yaptı” demiyor. Sadece ücretle çalışan bir kimsede olması mutlaka şart olan iki özelliği dikkate veriyor: “güçlü” ve “güvenilir”.
Bu hususta İbn Kesîr’in tefsirinde şöyle bir kayıt yer alıyor:
“Ömer, İbn Abbâs, Kâdî Şureyh, Ebu Mâlik, Katâde Muhammed İbn İshâk ve birçokları şöyle diyorlar:
Kız, babasına “Şüphesiz, ücretle istihdam ettiğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir kimsedir.” dediğinde, babası:
– Bunu sana öğreten nedir? diye sormuş. Kızı da şöyle demiş:
– Çünkü o, on erkeğin taşıyabileceği kayayı kaldırdı. Ben onunla beraber gelirken onun önüne geçmiştim de bana:
– Arkamdan gel, ben yoldan sapacak olursam bir çakıl taşı at ki onunla yolu bileyim ve doğru yoldan gideyim, dedi.
İffetin 19. inceliği: Erkek erkeğe konuşma yapılırken detaylı bir şekilde konuşulabilir. Ancak iffetli erkek yabancı hanımlarla konuşurken maksadı ifade edecek kadar kısa konuşmalı. Ayet-i kerime buna, “Musa gelip başından geçenleri onların babalarına anlattı” cümlesiyle işaret ediyor. Hz. Musa (a.s.) ilk başta o hanımların her ikisiyle ve daha sonra onlardan biriyle konuşurken sözlerinde iktisat etmişti. Babalarının yanına geldiğinde ise başından geçenleri bir bir anlatmıştır.
En iyisini Allah bilir.
Sonuç olarak, peygamberler gibi mükemmel bir imana ulaşamayan birine imansız denilemeyeceği gibi, yine onların derecesinde İslam’ı yaşamaktan aciz olanlara da gayr-i müslim denilemez. Binaenaleyh, iffeti bu ayetlerde işaret edilen incelikte hayatına yansıtamayan birine iffetsiz denilmemeli. Yani, herkes yaşayabildiği kadar mümindir, Müslüman’dır ve iffetlidir. Yeter ki imanını götürecek bir küfür, İslamiyet’i yıkacak bir itaatsizlik ve iffeti yok edecek zina gibi bir günaha düşmesin.
Allah hepimizi Kur’an’ın tarif ettiği iffetle hayatını şekillendirenlerden, tövbe istiğfarla onu parlatanlardan eylesin. Amin.
Said Demirtaş/İffeti Yaşayanlar

Not: İffetli olmakla ilgili tecrübelerinizi ve tavsiyelerinizi bizlerle paylaşabilirseniz seviniriz.

Ramazan Ayında Neler Yapılır?



Onbir ayın sultanı Ramazan ayında neler yapılır. Tavsiye edeceğim bu kitabı okuyarak bu sorunuza cevap bulabilirsiniz. Kitabın ismi "30 Ramazan 40 Tavsiye" Daha önce bu kitabın özetini çıkarmış sizlerle paylaşmıştım.

30 Ramazan 40 Tavsiye 1

30 Ramazan 40 Tavsiye 2

30 Ramazan 40 Tavsiye 3

Buna ek olarak Ramazan ayında neler yapılır:
Bu ay içerisinde Efendimizin sav müjdelediği birçok hayır ve salih işler yapılabilir. Örnek olarak:

1- Sadece midemize değil diğer azalarımıza da oruç tutturmak (Harama bakmamak, gıybet etmemek ve dinlememek, kalp kırmamak…)

2- Peygamber Efendimiz’in sav sünneti olan teravih namazını kılmak, gece sahurdan önce teheccüd namazı kılmak(Uyuyup kalkmanın şart olduğu bu nafile namaz çok faziletlidir ve Efendimize sav farzdır. Yani Efendimiz sav bu namazı hiç aksatmamıştır. Alimler gece namazını terk edenin kalbi ölüdür buyurmuşlar ve bu namaza ayrı bir önem atfetmişlerdir.

3- Kuranı Kerim okumak, mukabelelere katılmak ta Ramazanda yapılabilecek ibadetler arasında

4-Namazlarımızı cemaatle kılmaya çalışmak (Mümkünse hatimli namaz kılınan camilere gitmek)

5-İftarı ezan okunur okunmaz yapmak ve sahuru geciktirmek.(Bu konuda sünnet olan orucu açıp akşam namazını kılmak daha sonra iftara devam etmektir)

6-Bir mümine iftar ettirmek ve onun orucunun sevabından da nasibimizi almak

7- Özellikle son 10 günde tek gecelerde Kadir Gecesini aramak ve bu gecelerde ibadetlere daha çok ağırlık vermek

8-İnsanlara karşı daha tahammülkar olmaya çalışmak (Biliyorsunuz açlık insanı daha asabi yapabiliyor)

9-İkramda ve ihsanda bulunmak

10-Estağfirullah çekmek (Tövbe etmek)

11-Allah tan cennetini istemek(İstenilecek cennetin isminin belirtilmesi ve Efendimize sav komşu olmak istenmesi daha güzel olur)

11-La ilahe illAllah zikrini çokça yapmak

12-Sübhanallahi vebihamdihi sübhanallahil azim zikrini çokça yapmak faziletlidir. Bu zikirde tenzih, tahmid ve tekbir bir arada olduğu için çok faziletlidir)

13-Ramazanda umreye gitmek

14-Muhtaç kimseleri tespit edip yardımda bulunmak(Fıtır sadakası vermek)



İftara doğru edilecek dua


"Allâhümme yâ vâsial-mağfiratiğfirlî"

İftar Esnâsında Edilecek Dua

"Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü"

Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdi gözler sizin üzerinizde...

En Sevdiğim Renkler


O'nu ve Resulünü hatırlatan herşeyi sevdirsin Rabbim bizlere (Amin!)

Bir kimse hicab ettiğinde yanaklarında oluşan kırmızıyı

Bahar mevsiminde ağaçların haşrin numunesi olarak yeniden çiçek açmasıyla oluşan yeşili

Sonbaharda bana ölümü hatırlatan sarıyı

Günahları örten gecenin siyahını

Ölümü ve yaratıldığımız toprağı hatırlatan kahverengiyi

Temizin ve tevbe ile temizlenenlerin simgesi beyazı

Bana sonsuzluğu ve ebedi hayatı hatırlatan maviyi

7 kat gökkubbenin altındaki gökkuşağındaki  7 rengi

Siz hangi rengi seviyorsunuz...

Bitmek Bilmeyen Sancı > Nefsani İstekler


Hz Ali(ra) den miras kalan güzel bir dua ile yazıma başlamak istiyorum:
"Gönlümde Olanı Hakkımda Hayırlı Eyle
Hakkımda Hayırlı Olanı Gönlüme Razı Eyle"

Dualarımız ile Rabbimize iltica edip ondan istiyoruz. Bazen istediklerimiz hakkımızda hayırlı olmayabiliyor.
Olursa "Her şeyin hayırlısı..."
Olmazsa "Benim günahım neydi de bu musibet başıma geldi? veya haşa neden duam kabul edilmedi" diyoruz isyan edercesine...

İnsanın dünyevi istekleri bitmek tükenmek bilmiyor. Hatta öyle hale gelmişiz ki dün istediğimiz şeyler bugün için çok sönük kalabiliyor. İstekler sürekli değişiyor. O benim olsun diyoruz. Bakıyoruz yarın başka bir şey çıkmış. Önceki istediğimizi hemen unutuyor, yeninin peşine düşmüş buluyoruz kendimizi. Bu istekler silsilesinin hayallerimizi süslemesine neden bu kadar müsaade ediyoruz anlamıyorum. Üstelik istenen şeye ulaşınca işin büyüsü kaçıyor. Her şey sıradanlaşıyor. Şükürsüzlük baş gösteriyor bu sefer. İsteklerimiz tıpkı deniz suyu içmeye benziyor. İçtikte içiyoruz, fakat susuzluğumuzu bir türlü gideremiyoruz. Teskin edemiyoruz nefsin hayal dünyamıza düşürdüğü kareleri. Eskiler boşuna dememişler bu nefsi ancak toprak doyurur diye. Nefes gitmeden nefs gitmiyor maalesef. Peki isteklerimizi neden dizginleyemiyoruz. Tamam, "bir lokma bir hırka" yaşayalım demiyorum. Ama bu dünyadan kam alma hastalığından neden kurtulamıyoruz. Dünyada tadabileceğimiz tüm lezzetleri tatsak bu bize ahiret namına ne fayda sağlar ki. Efendimiz(sav) demiyor muydu? Bir kalpte iki sevgi olmaz diye? Dünyayı da ukba yı da bir kalbin dört küçük odacığına sığdırmaya çalışıyoruz. Bu kadar baskıya dayanamayan kalbimiz zihnimize nefsani isteklerini pompalıyor. Sürekli bir şeylerin peşinde koşmanın yorgunluğunu stres ve bunalım şeklinde yaşıyoruz. Zenginlik çok şeye sahip olmak değil az şeye ihtiyaç duymaktır. Fakirlik ise az şeye sahip olmak değil hırsının kurbanı olmaktır.

Gelin bizi sürükleyen, nefsimizin kırbaçladığı bu çılgın küheylan için bir mola verelim.
Küheylanı çatlatmadan evvel isteklerimizi Rızayı İlahi ekseninde düzenleyelim.
Gelin bu nefsani isteklerin karmaşasından kurtulup tek bir noktaya: Rızayı İlahi istikametine yönelelim.

Rabbim cümlemize bir hayra nail olduğumuzda "Elhamdülillah" deme basiretini, bir musibet ile karşı karşıya kaldığımızda da "Kahrın da hoş lütfun da hoş" diyebilme gücünü versin. Amin

Dua ile başladığımız bu yazıyı bir hadisi şerif ile bitirelim:
“Müminin işine şaşılır. Onun her hali hayırdır. O bir nimete erer şükreder, hayra nail olur. Bir külfetle karşılaşır, sabreder, yine hayra erer.”

Hem Evvel hem Ahirsin
Güneşlerden Zahirsin
Kulların terbiyede
Mahirlerden Mahirsin

30 Ramazan 40 Tavsiye - 3


21- İtikâfa davet
Bir dostunuzu, arkadaşınız, akrabanızı...  bir gün için olsa dahi itikafa davet edin. Çalışanlar hafta sonlarını itikaf için ayırabilirler.

22- Arkadaş topluluğumuz iftara davet
İftarlar arkadaşlarımzla aramızdaki bağları güçlendirmek için bulunmaz bir fırsattır. Samimi olduğumuz arkadaşlara yön vermek, onlara İslam'ı anlatmak daha kolay olacaktır.

23- Oruç ile birlikte namaz kılanları kazanmak
Birçok insan Ramazan vesilesi ile kötü alışkanlıklarından kurtulmakta, iradesini daha iyi kullanabilmektedir. Şeytanların zincire vurulduğu bu zaman dilimini iyi değerlendirmeliyiz. Bu hususta Ramazan'da kazanılan güzel davranışların Ramazan ayı sonrasında da süreklilik arzedebilmesi için "Ramazan müslümanı!" olmamamız gerektiği konusunda onları bilgilendirebiliriz. Sadece Ramazanda ibadetlere devam edip sonrasında terk etmeknin Rabbimize karşı samimi olmadığımızın göstergesidir.

24- Mahalle sakinleri ve arkadaş topluluğu ile bağları güçlendirme adına
Derneklerde, lokallerde vb çeşitli organizasyonlar ile çevremizle olan bağları güçlendirebiliriz. Toplu iftar düzenlenebilir, fakir bir ailenin ramazan kumanyası için yardım toplanabilir, çekilişle hediye dağıtılabilir... 


25- Kur'an'ı tecvid ile okumaya var mısınız?
Kuran'ı yavaş okuyorsanız hızlandırmaya çalışın. Hafızların sesinde hoşunuza giden bir Kuran'ı mp3 olarak indirin. Hem Kuran'dan takip edin hem de dinleyerek taklit etmeye çalışın. En azından namazda okuduğunuz sureleri tecvid ile okumaya gayret edin. Hatalarımızı öğrenmek için camimizin imamından, Kuran kursu hocamızdan destek alabilirsiniz.

26- Çocuklarımızın Kuran'a olan ilgilerini artırmak
Kuran okumanın önemini aile efradımıza öğretmeliyiz. Özellikle ailede babanın bu noktada mesuliyeti bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz “Her biriniz size tâbi olanların çobanısınız!” buyurmaktadır. Yani baba ailenin çobanıdır; eşini ve çocuklarını Cehennem ateşinden korumalıdır.

27- Kuran'ı anlayarak tefsirinden okumak
Kuranın tefsirini okumak mealini okumaktan daha faydalıdır. Çünkü mealde neshedilen ayetler vb açıklanmaz. Bu yüzden hataya düşme ihtimaliniz yüksektir. Tefsirde ise o ayetin niçin indiği, ne zaman, nerde ve hangi olay üzerine indiği hususunda izahat yapılmaktadır. Tefsir olarak Tefhimül Kuran (Mevdudi) okuyabilirsiniz. İman hakikatlerini hikayeleştirme metodu ile kalplere nakşeden Risale-i Nur da okunabilecek tefsirler arasındadır. Yalnız Risale-i Nur da tüm ayetlerin değil önemli görülen bazı kısımların tefsir yapılmıştır.

28- Özellikle gençlere: Acaba Kuran neyden bahsediyor?
Fuzuli meşgalelerin zamanımızı çadığı şu günlerde Kuran okumak için günlük en az yarım saat ayırmalıyız.

29- Tam bir ibadet hayatı için Ramazan fırsatı
Namazlarımızı cemaatle kılmaya özen göstermeli, her gün en az 70 defa istiğfar etmeliyiz.Her gün Kuran'dan bir cüz bitirmeli, nafile namazlarla ibadetlerimizi süslemeliyiz.

30- İkili sohbet ortamları oluşturmak
Yakın dostlarımızla muhabbet etmeli, onlarla samimiyetimiz artırmalıyız. Bazı durumlarda karşımızdaki kişi bizi  tam olarak tanımadığı için kendini bize açmayabilir. Bunu aşmanın en güzel yolu o arkadaşla bir süre vakit geçirmek ve onun sorunlarını dinlemektir.

31- Her gün az da olsa sadaka vermek
“Allah  katında amellerin  en  makbul  olanı  hangisidir?” diye  sorulunca; Peygamber Efendimiz (asv): “Az bile olsa devamlı olanıdır.”buyurmuşlar. Sadaka vermek sadece para vermek demek değildir. Yemek, giysi, yakacak vb şeklinde olabilir. Sadaka vereceğimiz kişinin ihtiyacına göre sadaka vermek ise daha makbuldür. Diyelim ki bir komşunuz sıkıntıda olduğunu biliyorsunuz ama yardımınızı kabul etmiyor veya etmeyeceğini düşündüğünüz için teklif dahi edemiyorsunuz. Böyle durumlarda komşunuzun bir faturasını yatırabilir veya biten doğalgazını, suyunu kart ile yükleyerek karşılayabilirsiniz.
 
32- En az iki rekat gece namazı veya teheccüd namazı kılmak
Ramazanda zaten sahur yapmak için kalkıyoruz. 5-10 dk erken kalkarak Teheccüd namazını kılabiliriz (imsak vaktinden önce kılınmalıdır). Unutmayalım ki sadece Efendimize (sav) özel farz olan bu nafile ibadet, bizim için Cehenneme karşı bir kalkan, kabirlerimiz için Nur olacaktır.
Ali İmran suresi 17 ayette cennetliklerin sıfatları arasında "seher vakitleri istiğfar edenler" ifadesi geçmektedir. İstiğfar olarak Seyyidil İstiğfarı okuyabilirsiniz. 

33- İhlas ve niyete ayrı bir önem vermek
Yemekleri sadece bir vazife olarak hazırlayan bir bayan ile Allah Rızası için hazırlayan bayanın sevabı aynı olmayacaktır. Bu yüzde her işimizde Rızayı İlahiyi esas almalıyız.

34- Bayramlık alışverişleri Ramazan ayından önce yapmak
Alışveriş için geçirilecek zamanı bu bereketli aydan çalmamak için alışverişlerimiz daha önceden yapmalıyız. Alışverişe giderken liste oluşturarak alışverişte harcanan vakti azaltabiliriz.

35- Teravih namazlarını ihmal etmemek
Zaten farz olarak kılmamız gereken 13 rekata ek olarak 20 rekatlık bu nafile namazı ihmal etmemliyiz. Ağır ve yorucu işlerde çalışanlar en azında hafta sonları teravih namazlarını kılmaya özen gösterebilirler. Özellikle iftara misafir geldiğinde misafirimizi de Teravihe çağırmalıyız. Genelde misafirler ev sahibini kırmamak için teravihe beraber gitme talebini olumlu karşılayacaktır. Evde çocuklara baktığı için teravihe gidemeyen bayanlar da aralarında anlaşarak her gün birisine çocuklarını emanet edebilir, bu şekilde teravih namazlarını kılabilirler.

36- İftar ve sahurda israfa girmemek
İftarda misafirperverliğimizi göstermek için çeşit ve miktar olarak haddinden fazla yemek yapılmaktadır. maalesef yemeklerin bir kısmı israf olmaktadır. Bu yüzden davetlilerimizin sayısı konusunda bilgi sahibi olmalı, çeşitleri artırdığımız oranda yemeklerin miktarını azaltmalıyız. Artan yemekleri muhtaç ailelere göndererek israf olmasının önüne geçebiliriz.


37- Namazları vaktinde kılmaya özen göstermek
Ramazanda iftar sebebi ile akşam namazı geciktirilmektedir. Bu konuda Efendimizin (sav) uygulaması ise orucunu açtıktan sonra namazını eda etme ve sonra iftara devam etme şeklindedir. Bu şekilde yemeklerin yavaş yiyenlerin de namazı geciktirmesinin önüne geçilmiş olmaktadır. Ancak namazdan önce yemek hazır ise önce yenmesi sonra namaz kılınması da Peygamberimiz'in (sav) tavsiyeleri arasındadır. 

38- Çocukları camiye ve namaza alıştırmak
Çocukları namaza alıştırmak için onları da yanımızda camiye götürmeliyiz. Diğer çocuklar ile ortamı kaynatmaması adına camideyken çocuklarımızı yanımızda bulundurmalıyız. 

39- Dini bilgileri öğrenmeleri için çocuklarımıza yarışmalar tertip etmek
Bu husuta hazır soru kartları bulunabileceği gibi bilgisayar ortamında hazırlanan dijital yarışmalardan da istifade edebilirsiniz.

40- Çocuklarımıza vakit ayırma alışkanlığı kazanmak için bir fırsat.
Ailemizi geçindirmek için o kadar vakit ayırıyoruz. Peki ebedi alemde mesul olduğumuz evlatlarımıza gereken vakti ayırabiliyor muyuz?

30 Ramazan 40 Tavsiye - 2


11- Ramazan ayında Umre yapmak

Hadislerde Ramazan ayında yapılan umrenin hacca denk olduğu belirtilmiştir. Yani bu ayda yapılan umreye aynı hacc yapılmış gibi sevap yazılır. Yalnız hac vazifesi üzerinden düşmez. Son on gün yerine ramazanın ilk günleri umre için tercih edilmelidir. Çünkü son 10 gün aşırı kalabalık olmakta ve bu 10 gün itikaf için ayırılsa daha isabetli olacaktır.

12- İhtiyaç olan yerlere gidip va'z ve nasihat etmek
Sahabe efendilerimiz baktığımzda pek çoğu Medine-i Münevvere dışında vefat etmişlerdi. İnsanlara Allah'ı anlatmak ve onları İslamla tanıştırmak için hicret etmişlerdir. Onları örnek alarak en azından akrabalarımıza dinimiz anlatmalıyız. Günlük hayatlarında, namazlarında vb. dinimize aykırı hal ve hareketlere şahit oluyorsak onları uygun bir dille uyarmalıyız. 

13- Toplantı, seminer ve yarışma aktiviteleri
Özellikle insanların çalışıp yorulmadığı hafta sonları toplanıp sohbet etmek, kitap okumak, dini hususları müzakere etmek için güzel bir fırsattır.

14- Sohbet, müzakere ve toplantı tertip etmek
Soru cevap şeklinde veya bir kitaptan bir bölüm okuyup onu tartışarak kendimize ve etrafımızdakilere faydalı olabiliriz. Yalnız bu tür aktivitelerden önce ön hazırlık yapılmalı, nerelerden soru gelebileceği hususunda düşünmeli, mümkünse istişare etmeliyiz. Muhatabımızın eksikliklerine göre bir konu seçmeliyiz. Örneğin beş vakit farz namazlarını dahi kılmayan birisine nafile namazların hikmetlerinden bahsetmek pek uygun olmayacaktır. Konularda basitten zora doğru bir sıra izlemeliyiz.

15- Oruç ile ilgili bilgi ve hükümleri öğrenmek
Oruçla ilgili ahkam için ilmihallerden ve ramazanla ilgili özel olarak hazırlanmış ilmihallerden istifade edebiliriz. Darul Kitap içerisinde bu ilmihalleri bulabilirsiniz. 

16- Sorularımıza cevap bulmada bir alternatif
Soru kutuları oluşturarak insanları size daha rahat soru sormasını sağlayabilirsiniz. Bunu yanı sıra bir gmail hesabı alıp google formlar aracılığı ile bir form oluşturup soruların mail adresinize gelmesiniz sağlayabilirsiniz. Bu şekilde kimse rencide olmadan utanmadan sorularına cevap bulabilecektir. Her soruya cevap verebilmek herkesin harcı olmadığı için bu hususta bilgi sahibi olan kişilere ve sitelere yönlendirme yapılabilir. Örneğin sorularla islamiyet sitesinde üyelik açarak gizli soru sorulabiliyor. Diyanetin ücretsiz fetva hattı (190) veya kurul.diyanet.gov.tr/SoruSor/SoruSor.aspx adresinden de soru sorulabiliyor. Bu sitelerde 2-3 gün içinde cevap geliyor.

17- Broşür, afiş, not ve levhalar ile her an O'nu hatırlamak
Bilgisayarımızın ekran koruyucusuna hadis, dua vb içeren resimler koyulabilir.
Web siteniz, blogunuz, facebook grubunuzda islami paylaşımlarda bulunabiliriz.
Dijital çerçeveler ile bu islami resimleri evimizde en çok göze çarpan bir yere koyabiliriz.
Dua kartları ile dua etmeyi alışkanlık haline getirebiliriz.
Evimize bir mantar pano alıp dergi, gazete vb derlediğimiz güncel mevzuları bu panoda paylaşabiliriz. Resimdeki Bu Ramazan Farklı Olacak afişini HD olarak indirmek için buraya tıklayın.
Aklınızda İslama faydalı olacak bir fikir varsa, bu fikri uygulamaya dökme (Tasarım vb) konusunda sıkıntı yaşıyorsanız bizimle iletişime geçin. Size yardımcı olalım.


18- Kitap ve dergilerden ramazan hediyesi
Ramazan ayı,  oruç, itikaf, Kadir.Gecesi vb ile ilgili broşürler, kitapçıklar dağıtılabilir. İnsanların kitapları daha ucuza alabilmesi için kırtasiyelerle, yayın evleriyle kampanya oluşturun. Örneğin Efendimizin hayatını anlatan bir kitabı arkadaşlarınıza, öğrencilerinize vb okutmak istiyorsunuz. Fakat kitap ücreti sebebi ile okumak istemeyenler oluyor. Toplu alımlarda indirim olacağı için kitapları toplu almayı deneyin. Veya o kitap için indirim kuponu şeklinde çıktı alın ve kuponları kitabı okumak isteyenlere hediye edin. Böylece arkadaşlarınız/öğrencileriniz hem rencide olmayacak, hem de maddi sebepler ile o kitabı okumaktan mahrum kalmayacaktır.

19- Aile içi Ramazan yarışması
Ramazan ayını renklendirecek, özellikle çocukların ve gençlerin sıkılmadan dinini öğrenmesini teşvik edecek yarışmalar düzenlenebilir. Hediyelerin Ramazan bayramında dağıtılacağı ilan edilir. Eğer bilgisayardan anlayan biri iseniz powerpoint programında yarışma sorularını hazırlayabilirsiniz.


20- İlim adamlarını davet edip onlardan istifade etmek
Özellikle teravih ve sabah namazlarından sonra değerli ilim adamlarının bulunduğu meclislerde bulunmalı ve onların ilminden istifade etmeliyiz.

30 Ramazan 40 Tavsiye - 1


Öncelikle hepinizin Regaib Kandilini kutlar, hayırlara vesile olmasını dileriz. Bu yazımızda Yusuf ÖMEROĞLU'nun 30 Ramazan 40 Tavsiye kitabından kısa kısa alıntılarda bulunacağız. Bu kırk vesile arasında dinin emirlerine yönelenleri teşvik edici, Kuran'a ihtimam etmeye teşvik edici husular bulunduğu gibi, sadece kadınlara ve çocuklara yönelik değerlendirmeler de bulunmaktadır. Kitaptaki ana başlıklar değiştirilmemiş başlıklar ile ilgili açıklamalarda yer yer blogumuzun görüşlerine yer verilmiştir.


Ramazan Ayını İhya Etmek İçin 40 Vesile (Tavsiye)

1- Ramazan ayını iki kez oruç tutarak geçirmek istemez misiniz?

Efendimiz (sav) buyurdular: “Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.” 
(Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40)


Bunu birkaç şekilde yapabiliriz:

-İftar yemeğinin maddi bedelini (5-10 TL arası bulunduğumuz şehre göre bu miktar değişebilir) oruçluya vermektir. . Oruçlu kimse yakınınız veya tanıdığınız biri değilse bu daha uygun gelebilir.
-Evimize davet ederek. Akraba, komşu vb için. Akraba için vereceğiniz iftar, aynı zaman da sılayı rahim olacağı için iki kat ecirli olacaktır.
-Bir lokanta sahibi ile anlaşıp kimsesiz birine aylık iftar bedelini ödeyerek bu hayrınızı gizlemek te isteyebilirsiniz. Böylece hiç tanımadığınız birisine iftar ettirmiş olacaksınız.
-Bir lokantada, restaurantta, mesire alanında(piknik) buluşup iftar vererek
-Evde yemek hazırlayıp bekar evlerine veya öğrenci evlerine götürmek. Özellikle fırında yapılan yemekler taşıma vb açısında daha pratik olmaktadır. 
-Yardıma muhtaç olduğunu bildiğiniz bir ailenin kapısına bir gün önceden bir not bırakın "İftar hazırlamayın, yarın iftarınız bizden" Notun altına da yukarıda zikrettiğimiz hadisi yazabilirsiniz. Ertesi gün kendi evinize yemek sipariş edin. Durumu siparişi getiren kişiye arzedin, ücretini ödeyin ve yemekleri götüreceği yeni adresi verin. Hem böylece yemeği gönderdiğiniz ailenin rencide olma ihtimali ortadan kalkacaktır.

2- Yardıma muhtaç kişiler için sadaka kutuları
Kimsesizler, yetimler, öksüzler, yardıma muhtaç öğrenciler, geçimin sağlayamayacak derecede engelli olanlar, savaş bölgesinde olanlar, kıtlıkta olanlar.. için sadaka kutuları oluşturalım. Mümkünse kutular saydam olsun ki sadaka verecekleri teşvik edici olsun. İlk başta kutunun içine biraz para bırakarak "Para parayı çeker" mantığı ile daha çok yardım toplayabilirsiniz. Ayrıca kutunun yanına yardım ile ilgili bir resim asabilir veya sadaka verilecekler ile ilgili görsellerin bulunduğu dijital fotoğraf çerçevesi yerleştirebilirsiniz. Verilen sadakaların arttığını göreceksiniz.

3- Gönüllü olarak vakıf ve derneklere yardım dağıtmak
Mahallenizde yardım yapan, yemek dağıtan kuruluş veya organizasyonlarda rol alabilirsiniz.

4- Yardıma muhtaç kimselerin kaldığı kurumları ziyaret etmek
Çam sakızı çoban armağanı hediyelerimizi yanımıza aldıktan sonra darülaceze, daruleytam, huzur evi veya kimsesiz çocuklara bakılan sevgi evlerinin yolunu tutabilirsiniz.

5- Televizyon ve internetin zararlarından şikayetçi iseniz bir fırsat
Bir ay için TV ve interneti belli bir programa bağlayın. Günlük şu kadar saat izleyebiliriz diye karar alın. Bunu yaparken ailenizle toplantı şeklinde yapmanız daha olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bizi tefekküre yönelten ve şükretmemizi teşvik eden videoları, Efendimizin (sav), sahabe efendilerimizin ve alim zatların biyografileri niteliğindeki videoları ailece izleyebiliriz.

6- İftar vaktini dua ile beklemek
İftar vakti gelmeden evvel sofrada bekleyelim. Ezan okununca  iftar duasını ettikten sonra besmele çekelim ve su, tuz, hurma veya zeytin (Ateş değmemiş gıdalar ile yemeğe başlamak sünnettir.) ile orucumuzu açalım. Doysak ta sofradan kalmayalım ki davetliler iftarlarına rahatça devam edebilsinler.
Yemek adabı ile ilgili bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabirsiniz.
Peygamber Efendimizin yemek konusundaki sünneti nedir?

7- İftarı anne - baba ile açmak, onlara yakın olmak
Unutmayalım ki Kuran'da Allah'a itattten sonra en büyük iyilik anne babaya iyilik olarak zikredilmektedir (İsra 17/23).  Evlatların her ne kadar belirli bir yaştan sonra aileye olan bağlılıkları azalsa da onları kendimizden mahrum etmeye ve kendimizi özletmeye hakkımız olmadığını düşünüyorum. Onların bizi ısrarlı davetlerinin sebebini tam olarak ancak büyüdüğümüzde anlayacağız. Eğer anne babamızı davetlerine icabet hususunda incitmezsek, Cenab-ı Allah da bizlere yaşlılığımızda bizleri ziyaret eden evlatlar nasip edecektir. Eee ettim buldum dünyası...

8- Geceleri az uyuyarak değerli zaman dilimlerini değerlendirmek
Uykuyu azaltmak düzenli bir gayret gerektiriyor. Bu yüzden Recep ayı girmeden evvel her gün uykumuzdan 5- 10 dk kısarak kendimizi Ramazan ayına hazırlamalıyız. İmsak vaktinden önce () ve sabah namazı ile güneşin doğması arasındaki yaklaşık yarım saatlik seher vaktini ibadet ederek, Kuran okuyarak geçirmeliyiz. İmsak vaktinden sonra TV lerde yayınlanan hatimleri ailece takip edebiliriz. 
    Mümkünse iznimizi Ramazan denk getirmeli ve bu kutlu aydan daha fazla istifade etmeliyiz. En azından bu ayda, Kadir gecesinin aranması gereken son 10 günde izin kullanabiliriz. 

9- Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için iyi bir fırsat
Sigara, alkol, harama bakma, gıybet, kibir, kendini beğenme, başkalarının kalbini kırma vb. kötü alışkanlıklarımızı bırakmak için şeytanların zincire vurulduğu bu ayı bir fırsat bilmeliyiz. Bir günahın veya bir davranışın insanın fıtratı haline gelmesi 40 gün almaktadır. Alışkanlık edindiğimiz kötü huyları 40 gün boyunca terk edersek sonrasında bu huylardan kurtulmamız daha kolay bir hal alacaktır.

10- Bütün organlara  oruç tutturmak
"Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçtan onlara kalan sadece açlık ve susuzluktur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/441) hadisinden anlaşılacağı üzere tüm azalarımıza oruç tutturmalıyız. Gözlerimizi harama nazardan, kulaklarımızı gıybetten, burnumuzu bizi günaha yöneltecek kokulardan, ağzımızı yalandan - kalp kırıcı ve kötü sözler söylemekten, ellerimizi günahlara uzatmaktan, ayaklarımız günaha yürümekten, kalbimizi kötü hislerden - boş heveslerden sakındırmalıyız. Avamın (Halkın) orucu sadece yeme içme ve şehevi zevklerden uzak durma anlamını taşırken, havassın (seçkinlerin) orucu tüm organlarını denetim altında tutmaktır. Bu seçkinler içinde de gönlünü Allah'tan gayrına (masiva) ilgi göstermeyerek, kalbine de oruç tutturan bir zümre (alimler, arifler, aşıklar...) bulunmaktadır.


Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdi gözler sizin üzerinizde...

Hz Yusuf Dizisi Bölüm Özetleri 10-18


10. Bölüm
 Kervanın sahibi Malik Yusuf'u(as) Mısır'da köle pazarında 3000 deben karşılığında Mısır orduları komutanı Potifar'a satar. Potifar onu eşi Züleyhaya hediye eder. Yusuf(as) ismi bir ibrani ismi olduğu için ona Yuzarsif adı verilir. Züleyha ona köle gibi davranmaz. Onun odası, giysileri, yedikleri diğer kölelerden çok iyidir. Küçük yaşta olmasına rağmen sarayda (hırsızlık olayının failini bulması vb.) aklıyla ve güzelliğiyle herkesin ilgi odağı olur. Malik'in yanındaki ona sen bu ticareti yapmakla kaybettiğini söyler. kervandaki herkes Yusuf'la karşılaş(-tırıl-)maları ve onunla yolculuk esnasında karşılaştıkları durmları anlatarak Malik'in zarar ettiği fikrine katılırlar. Malik yalnızca peygamberlere bu işaretler verilir der. Sabah Malik ve arkadaşı sarayın yolunu tutarak Yusufu(as) geri almak isterler. Malik burada Yusuf'un(as) akrabası (birbirlerinin büyük amcalarını oğulları) olduğunu öğrenir.(Yusuf(as) İshak'ın(as) torunu Malik te Hz İsmail'in(as) torunu) Potifar onu geri vermez ve onların bu ısrarları üzerine zindana attırmak ister. Yusuf'un(as) ricası üzerine Potifar onları serbest bırakır.

11. Bölüm
Malik'in Yusuf'a(as) verdiği kölelik akdini Züleyha'ya teslim ederler.  Züleyha, Yusuf’a Mısır gelenek ve göreneklerini öğreterek saray adabına uygun yetişmesini istemektedir. Bunun için saray vekilharcı (saraydaki işlerden sorumlu kişi) Hunifer görevlendirilir. Hunifer ona sarayı gezdirir. Yusuf(as) okuma yazma bildiği için yemeklerin taksimi işi ona verilir. Yusuf tapınak kahinlerine fazla yemek verilmesine karşı çıkınca kahinleri karşısına alır. Baş kahin Yusuf’u bizim tanrılarımıza tapmıyor diye Potifar’a şikayet eder fakat karşılık bulamaz. Sonunda O’nu sağ bırakmayacağını söyler. Hırsızlık olayında faili bulmasıyla herkesin ilgisini çeker. Sarayda herkes onun akıllı bir çocuk olduğunda n bahsetmektedir.Yusuf’un okuma yazma bilmesi Potifar’ın en yakınında olmasını sağlar.
 Yakup, Yusuf’un hasretiyle yanarken Rabbinden Yusuf’un yaşadığı müjdesini alır. Oğlu bünyamin ile birlikteyken kurt mucizevi şekilde konuşarak Yusuf'u(as) parçalamadığını söyler. Bu durumda, kardeşler babalarının kendilerine beddua etmesinden ve lanetlenmekten korkarlar.
Züleyha onu evlatlık almayı düşünmektedir. Hizmetçisi Karimama onun sahip olduğu inançlar ve aşağı bir ırktan olasmı sebebiyle efendisi Züleyha'yı bundan vazgeçirmeye çalışır ancak başarılı olamaz. Karimama büyücüye gider ve Yusuf'un(as) özelliklerini anlatır. Büyücü Yusuf'un(as) Züleyha'nın düşmanı olduğunu, ona hayatı zindan edeceğini, onu tanrılardan soğutacağını ve onun gelecekte başka bir tanrıya inanacağını söyler. Karimama bunları Züleyhaya anlatmasına rağmen Züleyha buna kulak asmaz.  Özellikle tapınakçılar inancında dolayı onu sevmemektedirler.

12. Bölüm

Yusuf(as) sofrayı güzel bir şekilde hazırladığı için artık Potifar ve eşi ile aynı masada yemek yemeye başlar. Potifar Yusuf'u kütüphanecisi yapar, aynı zamanda sofranın hazırlanmasından sorumludur. Yusuf(as) işlerinden ettiği iki kişinin de iyi işlere yerleştirilmesi için ricada bulunur ve bu ricası kabul görür. Karimama geceleri Yusuf'u(as) gizlice takip eder ve onun başka bir tanrıya taptığını Züleyha'ya söyler. Yusuf'un arkadaşı Mimisabu onu gelecek tehlikelere karşı haberdar etmektedir. Züleyha Hz Yusuf ile birlikte şehirde geziye çıkar, ona ölülerini mumyalayarak, eşyalarıyla birlikte Nil nehrinin batısına (ölüler dünyası) gömdüklerinden bahseder.
Hz Yakub(as) inzivaya çekilmek için kendisine bir kulube inşa eder, oğullarının inşaata yardım etmesine dahi izin vermez.

13. Bölüm
Züleyha Yusuf'u(as) tapınağa ayine götürür. Sorduğu sorular ile Züleyha'nın kendi tanrılarından şüphe duymasına neden olur. Züleyha bu olanları Potifara anlatır. Ptifar ona Mısır dinin yüceliklerini anlatacağını, onun yaş bir ağaç olduğunu, eğilip bükülebileceğini söyler. Halbuki kendisi bu dinin içinin boş olduğunu bilmektedir. Ve Yusuf'u(as) Mısır'da gezdirerek bu dinin içinin boş olduğunu anlatır.
Hz Yakub(as) halen Yusuf'u(as) unutamamaktadır. Eşinin sorusu üzerine "Eğer ölmüş olsaydı onun için birkaç gün yas tutardım ama şu anda onun nasıl bir halde olduğunu bilmiyorum" der.
Şehirde Amon tapınağı askerlerinin karışıklık çıkarması üzerine Potifar onları uyarır. Padiyomon şehirde Potifar tarafından küçük düşürülmesini  Ank Mahu'ya şikayet eder. Potifar'ın tapınak askerleri ile mücadelesinden etkilenen Yusuf(as) ona ben de sizin gibi güçlü ve cesur olabilir miyim? der. Bunun üzerine Potifar "Neden olmasın? İstersen Radomon seninle ilgilensin" der. Yusuf(as) kabul eder. Artık Yusuf(as) ok atma, kılıç kullanma, mızrak atma vb askeri eğitim alacaktır.
Potifar onu Amonhutep ile tanıştırır. Amonhutep'in yanındaki yardımcısı: "Yusuf İbranice bir isim ekselansları, hüzünlü demek, teessüf kelimesi ile aynı kökten geliyor" der. Amonhutepin sorularına verdiği cevaplar ile onun beğenisini kazanır. Amonhutep ona inci kolye hediye eder. Amonhutep in oğlu yanlışlıkla Yusuf'a(as) tazimde bulunur. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Potifar şehirde tapınak askerlerinin yaptıklarını Amonhutep'e şikayet eder. Amonhutep uygun bir zamana kadar tapınakçılar ile iyi geçinmelerini, onlarla ilgili bir planı olduğunu söyler. Amonhutepin eşi Tiye bundan memnun olmaz.
Yusuf(as) ok atma, kılıç kullanma, mızrak atma eğitimine başlar.

14. Bölüm
Yusuf(as) günden güne güçlenir. Karimama Yusuf'un(as) gelecekteki konumu ve büyücülerden duydukları sebebiyle Züleyha'nın aklını çelmeye çalışmaktadır. Yusuf(as) hazırlattığı yemekleri kölelere dağıtarak onların gönlünü alır. Yusuf(as) mızrak atma eğitimi almaya başlar. Artık tahta kılıç yerine demir kılıçla  eğitimine devam etmektedir.
Yusuf(as) artık genç bir adam olmuş ve artık kılıçla Radomon'u yenebilecek seviyeye gelmiştir.
Saray vekilharcı Hunifer artık hastalanmış ve yatağa düşmüştür. Potifar Huniferden boşalan makama Yusuf'u(as) uygun görür. Mimisabu bu haberi tüm saraya yayar. Artık saray işlerinden Hz Yusuf(as) sorumlu olacaktır. Hunifer Yusuf'a(as) 11 yldır senin tanrınnı düşünüyorum der. Hunifer ölmeden birkaç  gün önce Allah'a iman eder. Hunifer Yusuf'un(as) peygamber olduğunu anlar, ona eğer bunu bilseydim yıllar önce sana iman ederdim der. Züleyha Yusuf'u(as) gizli gizli izlemektedir. Bu saray halkının da dikkatini çeker. Züleyha Yusuf'a(as) aşıktır. Züleyha Yusuf'un(as) halkın içine çıkmamasını istemektedir. Onun Mısırın kadınlarının onun aklını çeleceğinden korkmaktadır.
Tapınakçılar Mısır topraklarının bir kısmına el koyarlar, yoksul semtlerdeki kızları  Amonun kahinlerine hizmet etmesi için zorla tapınağa getirirler. Bu olanları Potifar Amonhutep'e bildirir. Amonhutep tapınaklara saldırmak için emir verir. Kraliçe Tiye tapınakçılara bir mektup yazarak onların Amonhutep'ten özür dilemelerini böylece fitneye engel olunacağını söyler. Potifar Yusuf(as) ile kılıç düellosu yapar. Artık Yusuf(as) kılıç kullanmada Potifar ile rekabet edecek seviyededir. Hz Yusuf(as) sarayda tebliğe devam eder.
Hunifer artık ölmüştür. Ölmeden önce Potifar ve hizmetçilerin yanında Yusuf'un(as) Rabbine iman ettiğini itiraf eder.

15. Bölüm
Züleyha Yusuf'un(as) danışman olmasından istifade ederek ona yakınlaşmaya çalışır. Yusuf (as) ağlayan çocuğun başını okşayarak onu sakinleştirir. Züleyha Yusuf(as) ile görüşememekten şikayet eder. Züleyha Yusuf'a bir konu hakkında fikrini sorar. Tebs soylularından birinin eşi kocasına ihanet etmiştir. Bu kadın ahkkındaki hükmünü sorar. Yusuf(as) hüküm vermek için daha çok bilgiye ihtiyaç olduğunu söyler. Züleyha Yusuf'un(as) keskin zekasına hayran kalır. Aslında konuda anlattığı kadın kendisidir. Züleyha Yusuf'a(as) hiç aşık olup olmadığını sorar. Yusuf(as) ise babasına aşık olduğunu söyler. Züleyha Yusuf'a(as) hiç sevgi besleyen oldu mu diye sorar. Yusuf(as) kadınların ona bakışlarının ağırlığını hissettiğini fakat kadınlar ilgi duymadığını söyler. Züleyha şölen hazırlanmasını ister. Artık kendini içki ve eğlenceye vererek Yusuf'u(as) aklından silmeye çalışacaktır. Mısırın kadınları Züleyha ile Yusuf'un(as) dedikodusunu yapmaktadır. Şölende kadınlar onu görmek isterler. Züleyha'nın onu göstermek istememesi üzerine dedikodularında haklı oldukları kanaatine varırlar. Züleyha şöleni terk eder. Züleyha Yusuf'u(as) unutmak için seyahate çıkma kararı alır. Ancak Yusuf'u(as) yine de unutamaz. Artık eskiden olduğu gibi hayatından zevk alamamaktadır. Seyahatten erken dönme kararı alırlar.
Züleyha Yusuf'u(as) odasına çağırır. Ona seyahat esnasında Nil'den çıkarılan inciyi ona hediye eder. Yusuf'un(as) ona bakmaması Züleyha'yı rahatsız eder. Yusuf'un(as) Mimisabu'ya Radomon ile birlikte çarşıya gidip inciyi satmasını ister. Parası ile kölelere çarşaf ve örtüler alın der. Yusuf(as) Mimisabu'dan tehlikenin etrafında olduğunu söyler. Mimisabu kadınların ona aşık olmaya hakkı olduğunu, onun yakışıklı biri olduğunu söyler. Yusuf(as) "Benim güzelliğim güzel öten süslü bir  kuşa benzer, güzelliği başına bela oluyor ve ona esaret getiriyor. Ama serçe sıradan bir sesi olduğu için özgürce her yerde uçabiliyor ve kafese konulma endişesi de taşımıyor." der.
Yusuf (as) Allah'tan(cc) haber gelmemesi üzerine kendisini yalnız ve terkedilmiş hissetmektedir. Karimama Yusuf'un(as) Potifar'ın yanına gittiğini söyler. Züleyha'da bu durumdan istifade ederek onu görmeye gider.

16. Bölüm
Yusuf'un(as) işlerini elinden aldığı Huya ve Sufer (artık o vekilharç olduğu için) eski işlerinde geri dönerler. Yusuf(as) saray işleri hakkında Potifar'a rapor sunar, o ise buna gerek olmadığını ona güvendiğini söyler. Züleyha Yusuf'un(as) bakışlarını kaçırmasını Potifar'a şikayet eder. O ise bunu onun utangaç kişilğiinden ve edebinden kaynaklandığını söyler. Potifar eşinin ve Yusuf'un(as) davranışlarından şüphelenmektedir. Züleyha geceleyin gizlice Yusuf'un(as) hücresini gözetler. Onun Rabbine yalvardığına şahit olur. Karimama Züleyha'yı onu gözetlerken yakalar. Ank Mahu ve Potifar'a Yusuf'un(as) başka bir tanrıya inandığını söylemeleri gerektiğini belirtir. Züleyha Karimama'yı tehdit ederek buna engel olur. Züleyha Karimama'nın önerisi üzerine amon tapınağına sevgisinin karşılığını bulmak için yalvarmaya gider. Amon heykelciğini emanet olark alır ve onu saraya götürür. Züleyha Karimama'dan sarayda en değerli misafirlerin ve yakınların ağırlandığı yedi kapılı odanın en güzel şekilde süslenip kendine haber vermesini ister. Züleyha nedimesi Karimama'dan Yusuf'un(as) odaya çağrılmasını içeri girerken yedi kapının da kilitlenmesini hizmetileri de oradan uzaklaştırmasını ister. Yusuf (as) bu davet üzerine oraya giderken Kissinin ağlamasına şahit olur. Züleyha süslü bir şekilde Yusuf'u(as) beklemektedir. Yusuf odaya gider. Züleyha Sen kölemiz olduğunu ve bize itaat etmen gerektiğini biliyorsun der. Züleyha ben kendimi sana sunmaya hazırım der. Hz Yusuf(as) bunun itaat değil ihanet olacağını söyler. Züleyha bu sırrın ikisi arasında kalacağını söyler. Yusuf(as) Allah'tan hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini ifade eder. Bunu üzerine Züleyha amon heykelciğinin üzerini örter. Yusuf(as) ona inanmadığını ifade eder. Züleyha ona tokat atar. Allah'tan vahiy gelir. Allah Yusuf'a(as) kapıya doğru kaçmasını söyler. Kilitli kapılar mucizevi bir şekilde açılmaktadır. Yusuf(as) kaçarken Züleyha onun gömleğini yırtar. Yusuf şahidinin Züleyha'nın akrabalarından(Halasının kızı Sitani'nin oğlu) olan bir bebektir(Kisin).  Bu bebek mucizevi bir şekilde konuşarak Yusuf'un(as) masum olduğunu ispat etmiş olur. Bu mucizevi şekilde konuşan bebek "Yüce ve tek Yaratıcının izniyle konuşuyorum. Eğer gömlek önden yırtılmışsa Züleyha suçsuz ve Yusuf(as) suçludur, eğer gömlek arkadan yırtılmışsa Züleyha suçlu ve Yusuf(as) suçsuzdur"der. Potifar "Döktüğün sahte gözyaşları ile neredeyse sana kanacaktım. Gerçekten de siz kadınların hilesi pek çok olur" der ve Züleyha'yı azarlar. Potifar Yusuf'tan(as) özür diler. Burada yaşananların kimseye anlatılmamasını aksi takdirde cezalandırılacağını söyler. Hizmetçiler bu olayı saraydaki herkese yayar. Çok geçmeden bu olay şehirde de duyulur. Züleyha''nın bunları Karimama'ya anlatması üzerine o onun bir büyücü olduğunu söyler. Züleyha ise onun bu fikrine "O hiç büyücüye gitmedi" diyerek karşı çıkar.

17. Bölüm
Kahinler bu olayı Potifar'a karşı kullanmak isterler. Kahinlerden Kimuni sarayın vekilharcı Apophis'in aklını çelerek Amonhutep'in yemeğine zehir katmasını söyler. Ona zenginlik vadeder.
Züleyha şehirde herkesin kendisinin Yusuf(as) ile arasında geçenlerden haberdar olduğunu öğrenir. Potifar Züleyha'yı cellada teslim etmek istediğini fakat amon tanrısının eşi sayıldığı için bunu yapamayacağını söyleyerek onu azarlar. Ank Mahu saraya Züleyha'yı kınamaya gelir. Yusuf(as) onun önünde eğilmez. Züleyha Ank Mahu'dan bir fırsat ister. Amacı şehirdekilerin ağzını kapatmaktır.
Züleyha şehrin ileri gelenlerinin eşlerini davet edeceği. Bir ziyafet tertip eder. Keskin bıçaklar ve meyveler(turunçlar) hazırlanmasını ister. Yusuf'u(as) yanına çağırarak en güzel elbiseleri giymesini ve ziyafet esnasında kendisine meyve tabağı getirmesini ister. Potifar'dan da bu ziyafet esnasında yaşanacakları perde arkasından izlemesini ister. Ziyafette sıra meyvlere gelmiştir. Züleyha işaret ederek Yusuf'un(as) içeri girmesini ister. Yusuf salona girdiğinde kadınlar onun güzelliğine hayran kalırlar ve hepsi de ellerini keserler. Kadınlar o insan değil ancak insan suretine girmiş bir melek olabilir dediler. Züleyha siz onu bir kere gördüğünüz halde kontrolünüzü kaybettiniz, ben ise onu her gün görüyorum diyerek kendini mazur göstermeye çalışır. Potifar Züleyha'ya "Bu kadınların ellerini kesmeleri sana da kendini Yusuf'a(as) takdim etme hakkını mı veriyor. Sen kendini bu ayyaş, gününü gün eden kadınları ile mi karşılaştırıyorsun. Neden kendini iffetli kadınlar ile mukayese etmiyorsun" diyerek ona tokat atar.
 Züleyha Yusuf'a(as) iki kadın göndererek ona "Ya kendisine itaat edeceğini aksi takdirde zindana gönderileceğini" söyler. Yusuf(as) zindanı tercih eder. Bu kadınlar Yusuf'a(as) kendilerinden birini seçmesini ister. Yusuf(as) bunu da kabul etmez. Aşkın sembolü olan kırmızı mendilleri Yusuf'un(as) odasına bırakırlar. Züleyha Yusuf'un(as) geçici olarak zindana atılmasını ister.

18. Bölüm
Züleyha Yusuf'u(as) yedi kapılı odaya çağırır. Ona ben seni seviyorum der. Yusuf(as) "Beni cehennem ateşine atacak kadar mı seviyorsunuz" der. "Cehennem ateşine hayır ama zindana evet" der. Radomon ona saraydan kaçmasını ona yardım edeceğini söyler. Fakat Yusuf(as) kaçarsam bütün bu iftiraları kabul etmiş olurum diyerek buna yanaşmaz. "Ben zindanı bu kadınların beni davet ettikleri günahtan daha çok seviyorum" der.

Kahinlerden Kimuni Apophisi Ank Mahu ile görüştürür. Ank Mahu Amon Hutep'in tapınakçıları öldüreceğini, kan dökülmesini istemediği için onu öldürmesini ister.  Onun makam ile aklını çelerler. Yakalanması durumunda bu durumu kimseye söylemezse ailesine bakacaklarını söylerler. Apophis 2000 altın karşılığında bunu kabul eder. Züleyha Yusuf(as) ile arasında geçenlerin Yusuf(as) tarafından etrafa yayıldığı iftirasını atar. Kısa bir süre için onun zindan atılmasını ister. Potifar Yusuf'a zindana atılma hakkında ne düşündüğünü sorar.  O "Zindana atılmam hem kötülük isteyenlerin acı sözlerine son verecek, hem de Züleyha hanımefendinin unutmasına zemin hazırlayacak, yanı sıra kahinler sizi bir yabancı ile aynı düşünceleri paylaşmakla suçlamayacaklar. Ben de Mısırlı kadınların tuzağından kurtulmuş olacağım" der. Potifar Yusuf'un suçsuz olduğunu bile bile onu zindana attırır.
Apophis sarayın şarapçısının da aklını çelerek onun da Amonhutep'in şarabına zehir katmasını ister. Fakat İnarus şaraba zehir katmaktan son anda vazgeçer ve yemek esnasındaki tedirginliği ile aşçının oyununu bozar. Çünkü İnarus tanrıların öldürülemeyeceğine inanmaktadır. İkisi de suçu birbirine atar. Amonhutep kendi hazırladıklarını içmelerini/yemelerini söyler. İnarus ikram ettiği şarabı içerken Apophis hazırladığı yemeği yemez. Azmettiricilerini söylemezler. İkisi de Zavira zindanına gönderilir. Potifar onları sorgulayacağını onların kimliklerini gizlemelerini ve onlarla görüşmek isteyenlerin kendisine haber verilmesini ister.
Yusuf(as) ta zindana gönderilecektir. Eşyalarını hazırlar.Saraydakilerle vedalaştıktan sonra yola çıkar. Potifar ona zincir takılmamasını işaret eder. Sarayda herkes bu duruma çok üzülmektedir. Hz Yusuf'a(as) eşlik edenler, Zavira zindanının baş gardiyanına Radomon'un  "Size gönderdiğimiz bu insan çok kutlu bir insandır." dediğini iletirler. Gardiyan Yusuf'un(as) suçunun efendilerinde itaat etmemek olduğunu öğrenir. Onun değerli mücevherlerini alırlar ve ayaklarına pranga vururlar.


Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdi gözler sizin üzerinizde...

Hz Yusuf Dizisi Bölüm Özetleri 1-9 %40


İzlemiş olduğum Hz Yusuf(as) dizisinin bölüm özetlerini sizlerle paylaşmak istedim. Dizinin çekilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Hz Yusuf(as) dizisini buradan yüksek kaliteyle izleyebilirsiniz.

1. Sezon (1-13)
Hazreti Yusuf'un(as) Çocukluk Dönemi
2. Sezon (14-...)
Zindandan Saraya
3. Sezon (...-45)
Vuslat

1. Bölüm
İbrahim(as) oğlu İshak(as) oğlu Hz Yakubun(as) Fedan daki hayatı. Hz Yakub(as) putperest insanları Allah'a davet ediyor. Putperestler Hz Yakub'un(as) iştar tanrısına saygısızlık yaptığı için Fedan'a kuraklık geldiğini iddia ediyor. Hz Yakup(as) şehrin valisinin yeğeni (Vali dayısı oluyor) ve damadı. Bu yüzden putperestler Hz Yakub'a(as) dokunamıyorlar. Hz Yakub'un(as) iki eşi (dayısı Lavan'ın kızları olan eşleri kardeş)  ve iki cariyesi(Bilha ve Zilpa) var. Hz Yakup(as) Rahel ile evlenmek istiyor ama Fedan'daablası evlenmeden kızkardeş evlenemeyeceği için Rahel'in ablası Lea ile de evleniyor. Rahel için dayısına 7 yıl çobanlık yapmayı kabul ediyor. İştar tapınağının büyücüsü Rahel'e büyü yaparak onun ve doğacak çocuğunun ölmesini istiyor.

2. Bölüm
Rahel isimli eşinden 10 yıl aradan sonra ilk çocuğu Yusuf(as) dünyaya geliyor. Yusuf'un(as) doğarken, Rahel'in de onu doğururken putperestlerce ölmesi beklenirken o mucize bir şekilde dünyaya geliyor. O gün putperestlerin tapınağında yangın çıkıyor. Beklenmedik şekilde çok yağmur yağıyor. Fedan halkı Yusuf'un(as) bereket getirdiğine inanarak kitleler halinde Hz Yakuba tabi oluyorlar. Kenan ilinden gelen ulak Hz Yakub'un kızkardeşi Faika'dan haber getirir. Hz Yakubun(as) babası Hz İshak(as) vefat etmiştir. Kız kardeşi Faika artık Kenan ilinin sorumlusu olduğunu ve bu yüzden Kenan iline gelmesini istemektedir. Kenan iline yolculuk esnasında Kenan iline yakın bir yerde, Yusuf'un kardeşi Bünyamin doğar fakat annesi Rahel onu doğururken hayata gözlerini yumar. Yusuf(as) artık öksüzdür. Haber gönderdikleri halde Kenan ilinden gelen kız kardeşi ve ebe, ancak Rahel vefat ettikten sonra oraya ulaşabilirler.

3. Bölüm
Yusuf'un(as) halası Faika Yusuf'u(as) överek bakımını üstlenmek istediğini söylüyor. Yusuf'un(as) teyzesi Lea ise Rahel'e çocuklarına bakacağına dair söz verdiği için Faika'ya karşı çıkıyor. Kenan ilinde Hz Yakub'u görmek için herkes sokağa çıkıyor. Hz Yakup ilk olarak babasının kabrini ziyaret etmek istiyor. Hz İshak ve eşi Refeka'nın defnedildiği Mekbilayı ziyaret ediyor. Günümüzde Kudüste olan bu mekanı görmek için buraya tıklayınız 
Hz Yakubun(as) Büyük babası Hz İbrahim'den(as) kalan gömlek (Peygamberlik cübbesi) Hz Yakub'a(as) devrediliyor. Hz İshak'ın(as) vasiyetine göre bu peygamberlik gömleği Hz Yakup'tan(as) sonraki peygamberlere de ulaşacaktır.
Lea Yusuf'a(as) öksüz olduğu için ayrıcalıklı davranmaktadır, bu yüzden diğer kardeşlerinin onu kıskanmasına neden olur. Faika halası Yusuf'u(as) ister. Hz Yakup ta Yusuf'u(as) kardeşleri kıskandığı için bu durumu kabul eder ve Yusuf'u(as) halasına teslim eder. Halası Yusuf'a(as) çok daha iyi bakmaktadır. Ona Hz İshak(as) Peygamber'in kuşağını bağlar. Bu kuşak diğer kardeşlerinin onu kıskanmasına neden olur. Yusuf(as) kardeşleriyle saklambaç oynarken kaybolur.

4. Bölüm
Yusuf'un(as) fırının içine saklandığı ve orada uyuyakaldığı anlaşılır. Bu olaydan sonra Faika halasının ona iyi bakamadığını düşünerek Hz Yakub'un eşi Lea ondan Yusuf'u(as) geri alır. Faika Yusuf'un(as) birkaç gün daha yanında kalması için izin alır ve onu götürür. Ertesi gün beklenmedik şekilde Yusuf'u(as) babasına teslim eder. Faika halası Yusuf'u(as) geri almak için onu peygamberlik kuşağının hırsızıymış gibi gösterir ve onu geri almayı başarır. Kenan ili törelerine göre yakalanan hırsız mal sahibine 4 yıllığına köle olmaktadır.
Yusuf(as) gördüğü bir rüyayı anlatmak için babasının yanına gider. Şiddetli bir fırtına esnasında kardeşleri de etrafında toplanırlar. Onun toprağa soktuğu asası yemyeşil bir ağaç olup diğer kardeşlerinin asalarına gölge yapmaktadır. Kardeşleri onun bu rüyasından hoşnut olmazlar. Çünkü babalarının halefinin kendi aralarında güçlü bir olacağını ümit etmektedirler. Hz Yakub(as) daha sonra kardeşleri yanında değilken Yusuf'un(as) bu rüyasını yorumlar. Yusuf'a(as)ileride yüce bir makama nail olacağını ve kardeşlerinin ona itaat edeceğini söyler. Hz Yakup kıra çobanlık yapmaya giden diğer oğullarını ziyaret ederek onlarla ilgilenir. Yusuf'un(as) halası Faika hastalanır ve vefat eder. Vefat etmeden önce Yusuf'un(as) aslında hırsız olmadığını (peygamberlik kuşağını almadığını), masum olduğunu söyler. Mal varlığını Yusuf'a(as) miras bıraktığını söyler. Faika da babasının yanına Mekbila'ya defnedilir

5. Bölüm
Hz Yakup rüyada bir kurt sürüsünün Yusuf(as) boylarında birine saldırarak onu bir çukura ittiklerini görür. Diğer kardeşlerin soruları üzerine  (On kurdun on kardeşi temsil etmesi) Hz Yakup birkaç kurt gördüğünü ve o çocuğun Yusuf(as) olup olmadığından emin olmadığını söyler. Kırdayken şeytan Yusuf'un(as) kardeşlerinin yanına gelerek rüyasında onları gördüğünü söyler ve onlar rüyasını anlatır. Bu rüyaya göre on kardeş Yusuf'u(as) tahtırevan üzerinde taşımaktadır. Sanki hepsi köle Yusuf(as) ise onların efendisidir. Yusuf(as) tahtın üzerindedir ve kardeşleri de onun için çiftçilik ve çobanlık yapmaktadır. Adam uzaklaşırken birden gözden kaybolur. Bu rüyayı dinleyen kardeşleri çok huzursuz olur. Yusuf'un(as) kardeşleri koyunları başkasını arazisinde otlatırlar ve buna karşı çıkan genci döverler. Bunun üzerine Hz Yakup(as) kendisine şikayete gelen bu gençten özür diler ve ona zararının tazmin edileceğini söyler. Onun onlara aynı şekilde vurmasını ister.
Yusuf(as)Kuran'da bahsedilen meşhur rüyasını görür. Güneş, ay ve on bir yıldızın(babasının, annesinin ve kardeşlerinin) ona secde ettiğini görür. (bkz Yusuf suresi) Hz Yakup(as) bu rüyanın onun peygamber olacağına işaret ettiğini fakat bu rüyayı hiç kimseye anlatmamasını söyler. Cariyesi Bilha onları konuşurken gizlice dinler ve bu rüyayı herkese anlatır. Kardeşleri Yusuf'tan(as) rüyasını anlatmasın ister fakat Yusuf(as) babasına söz verdiği için anlatmak istemez. Yehuda onu dövmeye yeltenir. Yehuda kardeşlerini toplayarak Yusuf'a(as) ne yapacaklarını tartışırlar. Yehuda onu öldürmeliyiz der. Levi kardeş katlinin ve babaya itaatsizliğin cezasının cehennem azabı olacağını söyler. Yehuda daha sonra tevbe ederiz diyerek onu ikna etmeye çalışır. Levi onu öldürmek yerine babamızdan uzaklaştıralım der.

















6. Bölüm
Kardeşleri Yusufu(as) kıra götürmek için babalarından izin isterler ancak Yakub (as) Yusufun(as) küçük olması sebebiyle izin vermez. Kardeşleri babalarını ikana etmenin yolunun Yusufu(as) ikna etmekten geçeceğini anlarlar. Yusufa(as) kırda oynadıkları oyunlarda, yedikleri şeylerden, gördükleri manzaralaradan bahsederek onun aklını çelerler. Yusuf(as) da kıra gitmek isteyince Hz Yakub(as) onu kıramaz. Yusufu(as) Levi'ye emanet ederk kıra göndermeye razı olur. Hz Yakub(as) Yusufa(as) peygamberlik gömleğini giyidirerek süsler, onu kardeşleriyle kıra uğurlar. Fedandan uzaklaştıktan sonra Yusufu(as) bineğinden indirip döverler. Levi Yehuda'nın onu öldürmesine izin vermez. Onu kuyuya atmayı kararlaştırırlar. Böylece oradan geçen kervanlardan biri onu bulacak ve buradan götürecektir. Yehuda Leviyi kandırır ve onu suyu tuzlu olan bir kuyuya (susuz kalıp ölmesi için) iple indirirler. Kuyudaki su mucizevi şekilde tatlılaşır. Yusuf(as) susuz kalmaz. Ara sıra Levi ona yemek getirir.

7. Bölüm
Kardeşleri babalarının onlardan şüphelenmemesi için Fedan'a biraz daha geç dönerler. Köye gelinece ağlayarak numara yaparlar. Yakub'a(as)  kanlı gömleğini göstererek Yusuf'u(as)kurtların yediği yalanını söylerler. Hz Yakub(as) gömlek tek parça olduğu için onlardan şüphelenir. Yusuf (as) ölmediğini ima eder. Hz Yakub(as) "Yusufumu(as) parçalayan kurt ne şefkatli bir kurtmuş ki bedenini parçalamış ancak gömleğine zarar vermemiş" der. Hz Yakub(as) Fedan'ın ileri gelenleri ile kırda Yusuf'u(as) ararlar, Yusuf'un(as) atıldığı kuyuya geldiklerinde Yusuf(as) uyuduğu için onların seslenmelerini duymaz. Sonuç olarak Yusuf(as) bulunamaz ve çaresizce köye geri dönülür.

8. Bölüm
Çölde kısa süreli bir kum fırtınası çıkar, oradan geçmekte olan bir kervan yolunu şaşırarak Yusuf'un(as) atıldığı kuyuya uğrarlar. Kılavuz kuyunun tuzlu olduğunu söyler ama yine de su çekerek şanslarını denmek isterler. Su tatlı çıkar. Kırbalarını ikinci kez attıklarında su ile birlikte Yusuf(as) da kuyudan çıkar. Yusuf(as) kimliğini ifşa etmez. Çünkü kardeşlerinden uzaklaşacağına dair söz vermiştir. Yusuf'un(as) kuyudan çıkarıldığını gören  kardeşleri onu 18 dirhem gibi ucuz bir fiyata köle olarak satarlar. Onu bağlamalarını ve geri dönmemesi için uzak bir ülkeye götürmelerini şart koşarlar. Kervandakiler kırbalarını suyla doldurup yola çıkarlar. Kervandayken bir ara kaybolan Yusuf(as) vefat eden annesi Rahel'in kabrini kervandan gizlice ayrılarak ziyaret eder.

9. Bölüm
Yakub(as) Allah'a yalvarmakta, sabır istemekte, kardeşlerinin günahlarını itiraf edip tevbe etmelerini istemektedir. Yusuf'un(as) emanet edildiği kişi ona olup biteni anlamadan tokat atar. Tokat atınca eli tutulur. Yusuf(as) durumu izah eder. Kendisine vuran adamın kolunu ovarak iyileştirir. Bu adam kendi Tanrılarına olan güveni azalır. Yusuf(as) kervanda vadesi gelmiş bir ihtiyarı iyileştirerek ayağa kaldırır. Kervandaki biri kendi tanrılarını aciz olduğunu ifade eder ve Hz Yusuf'un(as) Rabbine inandığını söyler.


Sırasıyla Yakup'un eşleri ve oğulları (K = Kız çocuğu)
LeaReuben (1)Şimon (2)Levi (3)Yehuda (4)İssakar (9)Zebulun (10)Dina (K)
RahelYusuf (11)Benyamin (12)
Bila (Rahel'in hizmetçisi)Dan (5)Naftali (6)
Zilpa (Lea'nın hizmetçisi)Gad (7)Aşer (8)


Hz Yusuf dizisinin künyesi:
Türkçe İsmi                  :  Hazreti Yusuf(as)
Orijinal Adı                   :  Joseph the Prophet (Yusuf Peygamber)
Yönetmen                     : Ferecullah Silahşör
Oyuncular                     : Mustafa Zamani, Mahmud PakniyetCafer Dehgan, Cihanbahş Sultani, Ketayun Riyahi, Leyla Bolukat

Hz Yusuf'u(as) Türkçe seslendiren: İlhami Erdoğan
Görüntü Yönetmeni      : Resul Ahadi
Ses                                : Ahmed Amiri
Yapım Yılı                     : 2008
Yapım                           : CIMA Film Center

Süre                              : 45 x 55 dakika

Hz Yusuf(as) zindanda kaldığı süre içerisinde ibadetlerini vaktinde yapabilmek için "zaman ölçen" bir alet yaptığı rivayet edilmektedir. 

Mısırlı bir doktor "Yusuf suresi"nden esinlenerek katarakt tedavisinde kullanılan Kur'an ilacını bulmuştur.
“Bir gün sabahleyin Yusuf Sûresi’ni okuyordum. Aklım 84. ve onu takip eden ayetlere takıldı. Ayette, oğlu Hz. Yusuf’un(as) başına gelenlerden dolayı şiddetli hüzün ve kederle ağlayan Hz. Yakub’un(as) gözlerine akların indiği ve daha sonra, Hz Yusuf'un(as) babası Yakub’a(as) gönderdiği gömleği, babasının gözlerine sürmesiyle gözlerinin iyileştiği ve eskisi gibi görmeye basladığı ifade ediliyordu. Burada düşünmeye başladım. Hz Yusuf’un(as) gömleğinde ne olabilirdi? Sonunda gömlekte terden başka bir şeyin bulunmadığı kanaatine vardım. Düşüncemi ter ve terkibi üzerinde yoğunlastırmaya başladım. Laboratuvar çalışmalarına başladım. Sonunda %99 luk bir başarı elde ettim ve buna 'Kur’an mucizesi’ dedim”
zekirdek.com/forum/301324-kur-an-ilaci-bulundu.html
medicapharm.com/medicine-of-quran.html

Ecmain Blog tarafından özetlenmiştir. Alıntı yaparken lütfen kaynak gösteriniz.

Bölüm özetlerinin devamı daha sonra eklenecektir. Diziyle ilgili yorumlarınızı bekliyorum.

Bir Yunus Romanı "OD" dan Seçmeler


Sizlere İskender Pala nın yazmış olduğu Od isimli romanından bir kaç damla sunmak istedim. Öncelikle OD kelimesinin eski dilde ateş anlamına geldiğini, burada mecazen aşk anlamında kullanıldığını hatırlatmak istiyorum. Saracaköy'de (Sarayköy-Eskişehir) başlayan, ailesinin dağılması ile yalnızlaşan ve kendine bir yol arayan Yunus Emre'nin(1240-1321) derviş olması sürecinde yaşadıklarını anlatan bu romanın size çok şey katacağına emin olabilirsiniz. Bu romanı iki kelime ile anlat denseydi cevabım Leyla'dan Mevla'ya  olurdu. Bu roman için  Bediüzzaman Said Nursi'nin anlatmak istediği hakikatin hikayeleştirilmiş hali diyebilirim.

Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.

Yunus Emre'nin Sitare'ye olan mecazi aşkı, dervişlik yolunu seçmesiyle zamanla aşk-ı hakikiye inkılâp ediyor. Şiirleriyle gönülden gönüle yol açan, aradan yaklaşık yedi asır geçmesine rağmen şiirleri okunduğunda kalbimizi titreten bu gönül insanını rahmetle anıyor ve sizleri romandan seçtiğim bölümlerle başbaşa bırakmak istiyorum:

Bir Yunus Romanı OD dan Seçmeler

"Dergahına gelen herkese gittiği yolu özetliyor:
Eline, Diline, Beline... diyordu."

(Ben bu üçüne nefsimizi temsil eden Egomuzu da ekleyerek EDEB akrostişini oluşturdum. Eline, Diline, Egona(nefsine), Beline hakim olmak = EDEB)

"Her meyvenin içi kabuğundan yeğdir. Sen göremiyorsun diye bu âlem yok değildir."

"Allah Muhammed i önce kul sonra resul edindi. 'Abdühü ve Resulühü' demekten murat kulluğun peygamberlikten önde geldiğidir."

"Dergahın kapısından geçenlere şunlar okunuyordu: Halka benzetmeye işin, süre gönülden teşvişin, yüzbini birdir dervişin, arada ağyar gerekmez"

"Bana 'Arı olmayı, arıtılmayı ve arıtmayı' teklif ediyordu."

"Yunus um! Asalet doğruluktan değil, duruluktan gelir. Körlük nankörlüktür. Bu dünyada marifet nefsi silmek değil, belki nefsi bilmektir."

"Rüyamda seni kucakladığımı görsem "Allah'ım ya bu rüyamı gerçek eyle, ya da bu rüyadan beni hiç uyandırma" derdim."

"Bütün mesele ırmak olup koşmalı mı, göl olup dinlenmeli mi sorusunda düğümleniyor."

Bir Yunus Romanı "OD" u en kısa zamanda okumanız dileğiyle...

Her Güne Bir Dua - Kırk Gün Kırk Dua 2




21. GÜN

Allah'ım! Bizleri, verdiğin nimetlerin bereketinden mahrum etme, vermediğin şeylerle de imtihan etme. Ya Rabbi! Lehimize olan işlerde bize inayet eyle. Aleyhimizeolacak şeylerde değil. Düşmanlarımızın bize kurdukları tuzakları boz ve onların aleyhimize komplo kurmalarına imkan verme. Bize hidayet eyle; Hidayeti bize asan eyle; Allah'ım! Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz hatalarımızı,  günahlarımızı bağışla. Bizlere merhamet eyle ya Rabbi.

22. GÜN
ALLAH'ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doyumsuz benlikten; yaşarmayan gözden ve kabul görmeyen duadan Sana sığınırız. Bizlere yol göster ve istikamet ver. Ya Rabbi! ALLAH'ım Bela ve musibetlerle daima yüz yüze olan ve çoğu zaman çaresiz kalan biz kullarının yegane çaresi Sensin deyip Sana yalvarıyor ve halimizi Sana arz ediyoruz. Celalinden, Cemaline; Kahrında Lütfuna sığınıyoruz. Bizlere rahmet eyle Ya Rabbi!

23. GÜN
ALLAH'ım! Senden dünya ve ahirettte af ve aifyet diler ve bizden şerri uzaklaştırmanı isteriz. ALLAH'ım! Hatalarımızı kar ve ırmak suyu ile yıkanmış gibi tertemiz eyle ve kalbimizi günahlardan beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi temizle. Bizimle günahlarımızın arasını doğu ile batını arasını ayırdığın gibi ayır. ALLAH'ım Her türlü ciddi, şaka, farkında olmadan, ya da bilerek yaptıklarımızı mağfiret buyur. İtiraf ederiz ki bu kusurların hepsi bizde vardır. İhsan etttiğin şeylerin bereketinden bizi mahrum etme. Mahrum ettiklerin ile de imtihan etme.

24. GÜN
ALLAH'ım! Günah, zulüm ve hakszlıklarımızı; bilerek veya bilmeyerek yaptığımız hataları mağfiret eyle.

25. GÜN
Kovulmuş şeytanın şerrinden şanı yüce Allah'a sığınırım.
O'nun yüce Cemaline ve öncesiz olan saltanatına sığınırım.
Nefsin desiselerinde Allah'a sığınırım.
Göklerin ve yerin Rabbine sığınırım. Âlemlerin Rabbine sığınırım.
Senin fazlından isterim Kereminden dilerim, günahlarımızı bağışla ve Kerem kapılarını aç.
Üzerimize hayır yağdır, güzellik indir esenlik ver.
Bize verdiğin iyilik ve güzellikleri geri alma.
Geçimimi daraltma ve yeryüzünde bana geniş imkan ver.
Bizi, bütün inananları ve kitap ehlini koru.

26. GÜN
ALLAH'ım! Kabir azabından şeytanın şerrinden, nefsin eziyetinden Sana sığınırım.
Ateşten Sana sığınırım. Zalim olmaktan Seninle kaçarım. Adaletsizlikten Sana sığınırım. Allah'ım Rızık endişesinden Sana sığınırım. Sabırsızlık ve şükürsüzlükten Sana sığınırım. İşlerimi sana havale eder, Seni vekil tutarım. Allah'ım sen ne güzel bir vekilsin. Yaptığım, yapacağım, gizlediğim, açıkladığım, aşırı gittiğim, Senin benden daha iyi bildiğin günahlarımın utancından Sana sığınırım. Pişmanım Ya Rabbi! Bağışla beni, bağışla günahlarımı.

27. GÜN
Ey Âlemlerin Rabbi,
Ey rızık verenlerin en güzeli
Ey merhametlilerin merhametlisi
Ey şanı yüce Allah'ım
Dilediğini ileri geçiren, dilediğini geri bırakan Sensin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni her türlü noksan, eş ve ortaktantenzih ederim.
Allah'ım ben çok günah işledim, çok hatam oldu, çok gaflette kaldım. Şeytana çok aldandım. Affer beni Allah'ım. Günahları ancak sen affeder, ancak Sen bağışlarsın. Kuşkusuz ancak Sensin bağışlayan, esirgeyen. Allah'ım beni annemi, babamı, eşimi, kardeşlerimi, çocuklarımı ve akrabalarımı ateşten koru.

28. GÜN
Ey rahmeti bol Rabbim!
Günahların karanlığını gider üzerimden, bana esenlik ve iman ver.
Bana hidayet nurları ver. Beni nefsimin ve şeytanın şerrinden emin kıl.
Beni emanetinde emin kıl ya Rabbi!
Bana adalet duygusu ver, beni adil kıl, beni adaletin gölgesinde barındır.
İnsanlara zulmetmekten Sana sığınırım.
Hayvanalara eziyet etmekten sana sığınırım.
Beni rahim kıl Rabbim rahim kıl.
Sen ne güzel bir vekilsin Rabbim.
Sen ne güzel bir vekilsin!

29. GÜN
Ey ALLAH'ım! Ulaşmak istediğim şeye ancak Sen ulaştırırsın, yenmek istediğimi ancak seninle yenebilirim. Çünkü Senin gücün herşeye ve herkese yeter. Allah'ım katındaki dercelerden isterim, Kereminden ırmaklar akıt bize. Allah'ım, nefsim Senin elindedir, Senin kudretindedir. Rızanın kapılarını bize aç. Allah'ım hoşnutluğunu kazanmanın yollarını bize öğret. Allah'ım seninle yaşar, seninle ölürüz. Dönüş ancak Sanadır. Hamd yalnız Sana mahsustur.

30. GÜN
Rabbim! Sen her şeyi hakkıyla bilen ve işitensin. Bizi ateşten koru.
Allah'ım Senden bizi ateşten koruyacak tahkiki şman ve faydalı ilim istiyorum.
Allah'ım, ilminden bir damlanın kainatın bilgisini aştığını biliyorum.
Allah'ım, Sen her şeyi kuşatan ilmin sahibisin.
Allah'ım, bize ateşten koruyacak taat ver, b,ze rızana eriştirecek salih amel ver, b,ze hikmet ver, bize sarsılmaz iman ver, bize ihlas ver.
Amin, amin, amin.

31. GÜN
Rabbim,
Bize bereketli ve sıhhatli hayat, imanlı ve ihlaslı çocuklar ver.
Rabbim, bize gönül selameti, güzel aifyet ve bol rızık bağışla.
Allah'ım, zalimlerin şerrinden bizi koru. İnsanlara Kuran'a ilişkin kavrayış ve anlayış ver.
Kitabını sürekli okuyan ve anlayanlardan eyle.
Kitabında bildridiğin hikmeti kavrayanlardan eyle.
Kitabının derinliğini ihsan et bize.
Kitabınla şereflendirdin, kitabınla yaşat.
Kitabınla oldur bizi.
Kitabınla imanın lezzetini tattır.
Şükür Sana, hamd Sanadır Ya Rab!

32. GÜN
Ey Merhametlilerin merhametlisi Allah'ım!
Yakarışımızı indinde kabul eyle, yakarışlarımıza cevap ver ey Adl-i İlahi.
Hakkımda hayırlısını ver bana, hakkımda en güzelini ver.
Allah'ım bize istemediğimiz şeylerden uzaklaşacak güç ver.
Allah'ım kullakta gevşekliğe düşürerek dinimizi eksilttirme.
Dünyayı en büyüğk dileğim yapma. Dünyayı bize çirkin göster, dünyanın iç yüzünü göster bize Ya Rab.
Ey Hayy ve Kayyum olan Allah'ım.
Ey Rahman ve Rahim olan Allah'ım, ey Evvel ve Ahir olan Allah'ım.
Ey Hakim ve Kerim olan Rabbim, Ey Fettah ve Settar olan Rabbim!
Bizlere merhamet et, neslimizi esirge, biz kullkta yarıştır, hepimizi rızan yolunda yürüt ya Rabbi!

33. GÜN
Rahman ve Rahim olan Allah'ın yüce adıyla,
Rabbim ancak Sen'in dileğin olur, hayrı Senden başka kimse yönlendiremez, kötülüğün düğümünü Sen'den başkası açamaz.
Rabbimiz bizde ne nimet varsa sendendir.
Rabbimiz, günahtan dönüş ve kulluğüa güç ancak Sendendir.
Rabbimiz, Senin rahmet etttiğine bizim de duamız olsun. Bizi affet, Allah'ım, tövbemizi kabul et. Kuşkusuz sen tövbeleri kabul eden, acıyan ve esirgeyensin.
Bağışla bizi Rabbim kurtuluş sendedir. Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Seni zikretmek, Sana şükretmek ve gğzel bir ibadet etmek için bize yardım et.

34. GÜN
Allah'ım Küfürden, yoksulluktan ve kabir azabından Sana sığınırım. Günahlarımın ve hatalarımın tümünü bağışla. Allah'ım beni yücelt ve işlerimi düzelt, ihtiyacımı gider. Beni amellerin en güzeline kavuştur. Allah'ım Allah'ım Ömrümün en hayırlı kısmını sonu, amellerin en hayırlısını sonları, günlerimin en hayırlısnı da sana kavuşacağım gün yap.
Allah'ım Günahlarım denizlerin köpükleri kadar çok da olsa bağışla. Allah'ım Hz Muhammed(sav) ümmetine merhamet, mağfiret ve hidayet ver.

35. GÜN
Allah'ım, göz açıp kapayıncaya dek beni nefsimle başbaşa bırakma. Allah'ım nefsimi buyruğumun altına al. Nefsimi ıslah et Rabbim!Şeytanı benden uzaklaştır. Şeytana karşı hikmet zırhını giydir bana. Nefsime karşı takva elbisesini giydir bana Allah'ım, nefsimi arıt, temizle, mutmain kıl.
Allah'ım, dünya sınavından insanlık onuruyla geçir beni.

36. GÜN
Rabbim, nefsimin şerrinden, şeytanın igvasından Sana sığınırım. Allah'ım, unutknalıktan, bilgisizlikten, adaletsizlikten ve zulümden, beni yoldan çıkaracak, zenginlikten yoksulluktan Sana sığınırım. Küfürden şirkten, tabudan, gösterişten, riyadan nifaktan, sana sığınırım. Dünyanın geçici heveslerinden ve baştan çıkarıcı çekiciliklerinden Sana sığınırım. Hayy ve Kayyum olan Allah'ım, gökleri, yeri ve arasındakileri eşsiz biçimde yaratan, Kendisinden başka ilah olmayan, kusurdan ve noksandan münezzeh Allah'ım. Bütün suçlarımdan ve taşkınlıklarımdan ötürü bağışlanmamı dilerim.

37. GÜN
Allah'ım, Senin kendi hakkında ettiğin tanıklığa Meleklerinin, elçilerinin, ilim sahiplerinin, Hikmet ehlinin, Marifet bağlılarınınn yaptığı şahitliğe şahitlik ederim. Benim şahitliğimi yaz Rabbim. Selam Sensin, Selam Sendendir. Ey Celal ve ikram sahibi Rabbimiz. Sen çok yücesin. Ey Allah'ım, senden bedenimi cehennemden azad etmeni isterim. Senin kutlu ve sonsuz kelimelerinin sayısınca tüm yarattıkların adedince Seni tekbir ve tevhid ederim.

38. GÜN
Allah'ım, Sana rüku ettim, huzurunda eğildim. Sana iman ettim ve teslim oldum. Kudret, egemenlik, büyüklük ve ululuk sahibisin. Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Rabbim hamd sanadır. Çok temiz ve kutlu bir hamd. Sen Sana hamd edeni işitirsin, görürsün. Gökler dolusu, yerle gök arasındaki uzaklık dolusu, dilediğin şeyler dolusuhamd Sana Allah'ım. Ey övgü ve şeref sahibi! Kulun söylediği en doğru söz şudur; Allah'ım senin verdiğini kimse engelleyemez, Senin bağışlamadığını kimse bağışlayamaz. Yüce Allah'ım, Sen,i noksanlıklardan tenzih ederim.

39. GÜN
Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalplerimizi dinin üzerine sabit kıl. Ey Allah'ım, gazabından rızana, azabında affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana övgüyü sayıp bitiremem, Seni hakkıyla övemem. Sen kendini övdüğün gibisin. Allah'ım kovulmuş şeytanın hakkıya işiten ve herşeyi bilen Sana sığınırım. Sana çokça hamd ederim, gece gündüz seni tesbih ederim, simlerini zikrederim, kulluğu sadece sana tahsis ederim. Ey gökleri ve yerleri yokten var eden gizli ve açık olanı bilen, herşeyin Rabbi ve Meliki olan Allah'ım. Senden başka ilah olmadığına tanıklık ederim. Senin ortağın yoktur, hamd sana mahsustur, şükür Sana aittir.

40. GÜN
Allah'ım, benim Rabbim Sensin. Senden başka ilah yoktur. Benim sahibim Sensin, Senden başka kimim var? Eşiğine göz diktim, gözlerim sadece senden gelecek işareti bekliyor. Allah'ım gücümün yetmediğinden beni koru. Sana verdiğim söze ve yaptığım yemine bağlı kalmama yardım et. İhsan ettiğin herşeye karşı sonsuz şükrederim; benden nimetini esirgeme. Günahlarımı kabul ediyorum, günahlarımı bağışla. Günahlarımın kirlerinden bizleri arındır Allah'ım. Sadece Seni zikrediyorum Allah'ım, beni yolunda mecnun kul. Allah'ım gözlerime başka hayalin girmesine izin verme. Sadece seni göreyim, Allah'ım Sensin Ezeli ve Ebedi olan. Sensin öncesiz ve sonrasız olan. Sensin rahmetinle koruyan. Sensin esirgeyen ve merhamet eden. Bizlere merhamet et.
AMİN bi hurmeti Seyyid-il mürselin ve bi-hurmeti Ta-Ha ve Yasin ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve ashabihil ecmain. Velhamdülillahi Rabbil alemin.


Dualarınızı bekliyorum. Dua etmek gibi bir nimetten mahrum olmamak temennisiyle...